Taşınmaz mülkiyetinin güvenli şekilde korunabilmesi için tapu sicili ve kadastro kayıtlarının gerçeğe uygun olması gerekir. Kadastro çalışmalarının amacı taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarının belirlenerek tapu siciline aktarılmasıdır. Ancak uygulamada çeşitli nedenlerle ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplama hataları ortaya çıkabilmektedir.
Özellikle Aydın ili Nazilli ilçesi Aksu Mahallesi gibi ormanlık ve dağlık alanlarda gerçekleştirilen kadastro çalışmalarında, bazı taşınmazların bir kısmının komşu parsele, yola veya orman alanına kaydırıldığı yönünde iddialar bulunmaktadır. Bu uyuşmazlıkların çözümünde başta 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.41 olmak üzere; Kadastro Sırasında veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmelik,Türk Medeni Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu ve Anayasa hükümleri önem taşımaktadır.
KADASTRO KANUNU M.41'İN HUKUKİ ÇERÇEVESİ
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi, kadastro sırasında veya sonrasında geometrik durumları kesinleşmiş taşınmazlarda ortaya çıkan ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplama hatalarının düzeltilmesini düzenlemektedir.
KADASTRO KANUNU M.12 İLE BAĞLANTISI
Kadastro Kanunu m.12, kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden sonra açılacak davalara ilişkin süre sınırlamaları içermektedir. Ancak Kanun koyucu teknik hataların yıllar sonra da ortaya çıkabileceğini kabul etmiş ve m.41 kapsamında yapılan düzeltmelerin m.12'deki hak düşürücü süreden etkilenmeyeceğini düzenlemiştir. Bu nedenle kadastro 2002 yılında yapılmış olsa bile gerçek bir teknik hata mevcutsa düzeltme talebinde bulunulması mümkündür.
TÜRK MEDENİ KANUNU İLE İLİŞKİSİ
TMK m.683 açısından:
Türk Medeni Kanunu'nun mülkiyet hakkının içeriğini ve sınırlarını düzenleyen temel maddedir. Malike mülkünü dilediği gibi kullanma, gelir elde etme (yararlanma) ve üzerinde hukuki veya fiili tasarrufta bulunma yetkisi verir. Ayrıca mülke yapılan haksız müdahaleleri önleme hakkı tanır.
Kadastro hataları nedeniyle taşınmazın bir kısmının eksik tescil olması malik hakkının tam kullanmasını engelleyebilir.
TMK m.719 açısından:
Taşınmazın sınırları, tapu plânları ve arz üzerindeki sınır işaretleriyle belirlendiğine dair maddedir. Arazi üzerindeki mülkiyetin kapsamını düzenler.
Bir taşınmazın sınırının yanlış belirlenmesi doğrudan bu madde kapsamındaki mülkiyet alanını etkileyebilir.
TMK m.1020 açısından:
Tapu sicilinin aleniyetini düzenler. Tapu sicili herkese açık olsa da, herkesin sırf meraktan dolayı kayıtları incelemesine izin verilmez; kaydı incelemek veya örnek almak için "ilgiyi inanılır kılmak" şarttır.